Belki bu dünyada baska bir gezegenin cehennemidir

Image Hosted by ImageShack.us
tuhaflık meleği
.:Monday, June 16:.
::
...
::

Bertolt brecht 'in  ''kafkas tebeşir dairesi'' nde aynı cocuğun annesi olduğunu iddaa eden iki kadın vardır.yargıç kadınları dinledikten sonra hangisinin gercek anne olduğuna karar veremez ve aklına bir fikir gelir.yere bir daire cizdirip cocuğu dairenin içine koyar kadınlara cocuğun kollarından cekmelerini söyler kim cocuğu cekip dairenin içinden cıkarırsa cocuğu o alacaktır.
kadınlar cocuğun kollarından tutup çekmeye başlarlar.
sonunda cocuk birinin elinde kalır, yargıç cocuğun gercek annesini bulmuştur cocuğunun kolu incinmesin diye erkenden bırakan kadın gercek annedir..

kendimi o dairenin içindeki cocuk gibi hissediyorum bazen.bir kolumdan hayat diğer kolumdan ise ölüm cekiyor..ama işin en korkunç yanı ikiside benim gercek annem değiller ve kolum incinmesin diye bırakmıyor aksine cektikce cekiyorlar..o kadar cok cekiyorlar ki sonunda ortadan ikiye yırtılacak ve ne hayata ne de ölüme ait olacağım  , araflarda sallanıp duracağım sonsuza dek..


.:Posted at Monday, June 16, 2008 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Wednesday, May 7:.
::
...
::

hayat ,
saclarimdan yagmur damlalari gibi süzülüp
birikiyor zamanin kör kuyusunda
bir zamanlar cocuk olduklari icin seviyorum tüm cesetleri
uyusunlar sessizce mezarlarinda

yaradilis ; Tanri'nin calisma masasinda bekleyen bir taslak ,
yedinci gün dinlenirken gördügü rüya

 

 


Tiya,
yas yirmi dokuz
ne ben bu siiri yaziyorum , ne de sen okuyacaksin
korkarim , hicbirimiz yokuz.


.:Posted at Wednesday, May 07, 2008 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Friday, March 14:.
::
...
::

 

Bizden öncekilerin
önlerinde birer atlas
uzak ülkelerin çocuklarına öykündükleri sıralarda
kestik bileklerimizi
uzman eğitimcilerin nezaretinde
şimdi artık ne karadır Afrika ,
ne de dökülür Missisippi , Meksika körfezi'ne
şimdi artık ne acıtır canımızı ölüm ,
ne de acırız kendimize


.:Posted at Friday, March 14, 2008 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Wednesday, March 12:.
::
...
::

cebimizde annemizin kurabiye kavanozundan çaldığımız hüzünler
gidiyoruz koşar adımlarla denize doğru
bir gemi kalkıyor acının limanlarından
biliyoruz dönüş yok artık çocukluğumuza




.:Posted at Wednesday, March 12, 2008 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Thursday, March 6:.
::
...
::

 

                        12

 

Gecenin ruhu sızıyor sessizce kapıdan içeri
Bilmekten korktuğumuz herşey karşımızda
Devesa toplarla surları dövülen şehirler
şimdi cocuklarından cıkarıyor bunun acısını
Benzemiyormuş metalin tene değişindeki cığlık ,
Tenin tene değişindeki cığlığa
Öğrendik bunu aylardan eylülken
Öğrendik , kan ve umut dolu barikatlarda


.:Posted at Thursday, March 06, 2008 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Friday, December 14:.
::
...
::

 

ŞIRINGA FANTAZİLERİ (BÖLÜM 1 )

Kanat`la , Nermin`le takildigim zamanlarda tanismistim.o"da bir eroinmandi.bazen gelir bizimle kalirdi.köprüalti günlerinden taniyorlardi birbirlerini..severdim onu. Bazi geceler arar cok kötü oldugunu söyler para isterdi.
Tip fakultesinde okuyordu ama okulla bir alakasi oldugu söylenemezdi.kendinden nefret ettigi gözlerine bakinca anlasiliyordu.
Tanidigim en zeki insanlardan biriydi. ama eroin ondaki herseyi yavas yavas almisti..karsi koyacak gücü kalmamisti artik
Nermin"le farkli tarafi buydu.nermin tüm bagimliligina ragmen eroine tam olarak teslim olmamisti.hala karsi koyacak gücü vardi.bir sekilde hem hayata hemde eroine kafa tutuyordu.
Kanat ise artik tamamen eroinin avuclari arasindaydi.

"Eroin güncesi " adli bir kitap yazmis ve yasadigi herseyi tüm ciplakligiyla anlatmisti insanlara..

Nermin"in ölmesinin ardindan bir kez görüsmüstük.


O günden sonra birkac kes istiklal"de sinyal cekerken görmüstüm onu ama yanina gitmemistim.
Yine birgün istiklalde dolasirken yere oturmus ve kitabini insanlara satmaya calisirken gördüm .para kazanmasi gerekiyordu ve bunun icin bir sürü sey yapmisti simdiye kadar..yanina gittim ,oturdum.beni gördugu icin sevinmisti.
Artik tam bir cikmaz icindeydi.yorulmustu.
Ona acimak istemiyordum ama buna engel olamiyordum bir yandanda.bir sekilde yardima ihtiyaci vardi.ve bu yardimin kimden gelecegi önemli degildi onun icin.
daha sik görüsmeye basladik.bazen ona eroin aliyordum.
Ona verilebilecek en büyük hediye buydu.
Nermin sayesinde bir sürü torbaci tanimistim eroin bulmam zor olmuyordu bu yüzden.

4 nisanda torbacilik yapan bir ruandali"dan eroin aldim.
kitabi icin taksim is bankasi sanat galerisinde imza günü vardi.oraya gittim.imza günü bitene kadar bekledim.sonra eroini ona verdim.
Alt kata beyoglu sinemasinin tuvaletine girdik.eroini hazirladi , pamukla filtre edip dizine siringa etti.
Benden gitmemi istedi.onu orda yalniz basina birakmami.
Gittim.
Onu orada biraktim.
Öldü.
Asiri dozdan öldü.
yanında onu ölüm uçurumunun eşiğinden kurtaracak kimse yoktu
Aslinda yasiyor sayilmazdi.hepimiz daha hayattayken öldürmüstük onu
Ama ona eroini ben bulmustum.
Onu kendine siringa ederken ordaydim.
Onu orada tek basina birakmistim.
Onu ben öldürmüstüm.
Nermin in öldügü günün yildönümünden 1 gün önce 28 yasinda beyoglu sinamasinin tuvaletinde cesedi bulundu.
Soluk soluga aci cekerek yasanmis bir hayat icin kitabinin sonunda yazdigi gibi "artık bitti...PERDE..." demenin zamani gelmisti.





Yalnizlik ve sonbahar
Bu resmi cizebilir miydi ressam ali kemal?
Seni severken , imkansizini isterken
Ve bunun icin ölürken
Belki hala umutlarin vardi
Bu dünya üzerine
Findik`in gözleri kadar güzel
Belki hala umutlarin vardi
Dünyanin üzerine
Findik`in gözleri kadar …
Kadinlar ve erkekler
Hep seni terkettiler
Kadinlar ve erkekler
Hepsi gitti birer birer
Tek dostun vardi aslinda
Bak buldun onu sonunda
Damarlarinin bakirligini bozdugunda
Tek dostun vardi aslinda
Bak buldun onu sonunda
Ne yaparsan yap birakmayacak seni asla




Siringanin icinde
Siringanin icinde
Sinyal parasi pesinde bir kiz


Siringanin icinde
Siringanin icinde
Sinyal parasi pesinde bir kiz



Yapayalniz , yapayalniz…


.:Posted at Friday, December 14, 2007 by intifada'da bir pinokyo:.
Comment (1)
...

.:Tuesday, July 10:.
::
...
::

''hayat tanrının size verdiği bir dinamit lokumudur.eger zamanı geldiğinde fırlatıp atmazsanız elinizde patlar.ve patladığı an kulaklarınız sonsuzlukta asılı duran dev canların calması gibi cınlar.
hayat bir fare kapanıdır.eger peyniri almak istiyorsanız karşılığında feda edecek bişeylerinizin olması gerekir.
hayat adil değildir.hayaller kurdurrur ve sonra o hayalleri öldürmenizi bekler sizden.eğer bunu yapamazsanız kendi bizzat yapar.bunu yaparken sessizdir.icinizde bisiler kopmadigi sürece farkina varmazsınız..
hayat kötü bir sakadan baska bisi deildir ve en iyi saka en kisa süren sakadir..''

 

biz burada , istanbul'da
bir yara izinden nasil utanilirsa
görmezlikten gelinerek , küfürler edilerek , hep bir kenarda
bir sokak köpegine atilan tekme gibi.
bir elimizde etiketi yirtilmis bira , digerinde siringa
dünyanin en güzel ölümünün prömiyerinde
yürürken üzerinde kan kirmizi bir halinin
bagrisan insanlar , bütün bu kokusmusluk , onlarca kamera

biz burada ,  istanbul'da

kendimize yaptigimiz seye anlam verememeleri karsisinda

dünyaya yaptiklari kötülüge veremedigimiz anlamlarla.

gelin ciceklerinin üzerinde biriktirilen kelebek cesetleri gibi

attigimiz her adimda yaklasırken yavas yavas sona

 

biz bir avuc cocuk burada , istanbul'da

kapali musluk sendromunda

ve bakirligi bozulmus tüm damarlarimizla

yasiyoruz ,

milyonlarca beyin hücremiz ölmüs olsada.

''aslında günü gelmişken durdurmalıydık saatimizi..radyomuzu kapatmalıydık..günü gelmişken ve hazır iştahımız kesilmişken bir daha yememeliydik..aklımızdan çıkarmışken herseyi....günü gecesi gelmişken düşünmemeliydik.açmamalıydık kilidini vücudumuzun üzerindeki bok kutusunun..
şimdilerde sıkıntılarımız gereklilik kiplerinde kaldı..hayatın ve hayatta hiçbirşeyin gerekliliği yoktur diyorlar..bizim için bu kadar kolay olur mu hayata dair böle keskin şeyler söylemek..ama ille de bişeyler yapmalı (malı - meli)..''


.:Posted at Tuesday, July 10, 2007 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Friday, July 6:.
::
...
::

"bana muhallebiciden tavuk gögsü alirsin.
belki, bana bir adres bile satin alirsin, cok paran vardir senin.
belki ameliyat ettirirsin; gitsin diye yüzümün diger yarisi da.
nerem varsa insan kalan... iste orasi acitiyor."

 


.:Posted at Friday, July 06, 2007 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Wednesday, June 20:.
::
...
::

 

 

kurallarla boğup,
yalanlarınızla tabutuna son civiyi caktıgınız bu hayat
sadece
Türkce karakterleri olmayan bir daktiloda,
sayfalar dolusu 'sıkılıyorum' yazma cezasi almis
bir adam




ama lütfen biri bana lorca'nin ölmedigini söylesin...

 


.:Posted at Wednesday, June 20, 2007 by intifada'da bir pinokyo:.
Make a comment
...

.:Wednesday, June 13:.
::
...
::

- let it be -

 

 

 

O kadini ilk kez bir alisveris merkezinde gördüm.40 yaslarindaydi.

hakkinda arastirma yapmaya basladim.

evliydi , iki tane oglu vardi.daha öncede evlenip bosanmisti ve cocuklardan biri bu evliliktendi.

İyi bir kocasi , güzel bir evi , ihtiyacindan cok fazla parasi vardi..

Güzeldi , simdiye kadar hicbir sikinti cekmemisti. En iyi egitimi almis , en güzel elbiseleri giymis , en pahali parfümleri sürmüs , kisacasi istedigi herseye sahip olmustu.

Neredeyse mükemmele yakin bir hayat..

 

 

8 aralikta kadinin  oturdugu evin karsisindaki bankta oturmus Salinger”in cavdar tarlasinda cocuklar kitabini okuyordum.kitaba bu ismin verilmesinin nedeni holden caulfield adli kahramanin ilkokulda büyüyünce ne olacagini düsünürken , kendisini bir cavdar tarlasinda bulmasi ve tarlanin yanindaki ucurumdan düsen cocuklari tutmak istemesiydi.

Bütün gün o bankta oturup kitap okudum.

 

Aksam 11 civarlarinda kadinla kocasi eve geldiler.adam arabadan  indi ardindan kadin geliyordu..onlara dogru yürüdüm.5-6 adim kala “ -leyla hanim “ dedim ve ona 5 el ates ettim

 

Kosmaya basladim.

adam “ –biri bana bunun gercek olmadigini söylesin “ diye bagiriyordu.

o kadar cok kostum ki neredeyse cigerlerim patlamak üzereydi artik.

 

Eve döndügümde cok yorgundum.

uyudum.

Uyandigimda ögleni coktan gecmisti.

 

Polis beni ariyordu.ama iyi olan sey kim oldugumu bulamamislardi hala.kadinin kocasi beni tam olarak görememisti.cizdirdigi robot resim bana cok fazla benzemiyordu.

 

Kadina 5 el ates etmistim.mermilerden ikisi omzuna , ikisi sirtina isabet etmis , bir tanesi ise iskalamisti..

 Asil öldürücü olan  isabet eden dört mermiden birinin atardamarini parcalamasi olmustu.vücüdundaki kanin büyük bölümünü kaybeden kadin soka girmisti ve hastanedeki tüm cabalara ragmen kurtarilamamisti..

 

 

 

6 subat 1887”de yazar Besir Fuad gece gec vakitlerde bileklerindeki kesik atardamarina klorit kokain siringa ederek intihar etti.daha 35 yasindaydi.ölürken izlenimlerini kaniyla bir kagida yaziyordu:

 

ameliyati icra ettim. Hicbir agri duymadim.kan aktikca biraz sizliyor.kanim akarken baldizim asagiya indi.yazi yaziyorum, kapiyi kapadim diyerek geri savdim.bereket versin iceri girmedi. bundan daha tatli bir ölüm tasavvur edemiyorum.kan aksin diye hiddetle kolumu kaldirdim.bayginlik gelmeye basladi.

Canib-i zabitadan gelecek tahkik memuruna;

size anlatmaga mecbur olmadigim bazi esbabdan dolayi terk-i hayata mecburiyet gördüm.kendi kendimi öldürdüm.benim yazim ve imzam alem-i matbuatta bulunan muharrirlerce malumdur.binaenaleyh beyhude isgüzarlik edecegim diye zaten matem icinde bulunacak familyam azasi hakkinda bi-lüzum tahkikata girisip de onlari izac etmeyiniz.su itirafnamem intiharin vukusuna müsbittir.sizin vazifeniz kagidi alip bir jurnal ile makama taktim etmekten ibarettir “

 

 

Eger 3 saat veya daha az bir sürede kan hacminizin %50”sinden fazlasini kaybetmisseniz yada kan kaybiniz dakikada 150 ml den daha fazlaysa  hipovolemik soka girersiniz.

 

Hipovolemik sokun 3 evresi vardir.

 

  1. evrede kan basinciniz düser vucudunuz solgunlasir , soguk ve nemli bir hal alir..
  2. evrede nabziniz dakikada 100”ün üzerine cikar , kan basinciniz 100 mmHg”nin altina iner ve büyük bir susuzluk hissi duyarsiniz.  
  3. evrede kan basinciniz 60 mmHg”nin altina düser , nabziniz neredeyse duyulmayacak kadar azalir yada hic duyulmaz , solunumunuz hizlanir , suurunuzu kaybedersiniz..

 

 

 

alisveris merkezinde elinde torbalarla dolasiyordu.

İyi bir kocasi , güzel bir evi , ihtiyacindan cok fazla parasi vardi..

Güzeldi , simdiye kadar hicbir sikinti cekmemisti. En iyi egitimi almis , en güzel elbiseleri giymis , en pahali parfümleri sürmüs , kisacasi istedigi herseye sahip olmustu.

Neredeyse mükemmele yakin bir hayat.

 

 

 

“ Size anlatmaga mecbur olmadigim bazi esbabdan dolayi terk-i hayatina  mecburiyet gördüm”

 

 


.:Posted at Wednesday, June 13, 2007 by intifada'da bir pinokyo:.
Comments (6)
...

Next Page